iki_nehir_arası.jpg

CAMUS DANSI

CAMUS DANCE

“Camus Dansı” üç saç ayağından meydan gelmekte olup, ana metin diyebileceğimiz ki romanın nüvesini teşkil eden ara metin, yeraltı edebiyatına ait hususlarla bezenmişken, bu metni besleyen diğer iki metinden birisi fotoğraf değerlendirme yazıları diğeriyse dipnotlarda yer alan kısa hikâyelerdir. Bu yönüyle romanın kurgusu alışılageldik kurgulardan farklıdır. Bu nedenle ara metinin üslubu da diğer metinlerden farklı bir teknikle kaleme alınmıştır…

“Between Two Rivers” moves along at Germany’s Eastern Front in the Second World War through correspondence and diaries between a soldier in the Barbarossa operation and his wife waiting for him in Frankfurt.  From this aspect, the author has no voice in the text.

"CAMUS DANSI" HAKKINDA

 

“Camus Dansı”nı belli bir edebi türe dahil etmem mümkün değil.

Ancak dikkatli okurların hemen fark edeceği üzere, yayımlanan ilk romanım “Papadopulos Apartmanı”nda yer alan karakterlerden; Mehmet karakterinin yazdığı yüksek lisans tezinden nasıl “Halifeler Köyü”; ana karakterin okuduğu lipogram tekniğiyle yazılmış kitaptan “Aloda”; İrfan karakterinin İkinci Dünya Savaşı’na olan ilgisinden nasıl “İki Nehir Arası” romanları ortaya çıktıysa, “Camus Dansı,”da yine “Papadopulos Apartmanı”nda yer alan Ferdi M. isimli karakterin romanda yazdığı söylenen eserin ismidir. Bu yönüyle, “Papadopulos Apartmanı” halen yazılmaya devam eden bir romandır…

“Bu kitabın oluşumu, benim için, alışılmış düşünce şekli ve ifadesinden uzun soluklu bir kaçış mücadelesi biçiminde olmuştur,” der Keynes meşhur eserinin başlangıcında. “Camus Dansı,” her ne kadar bir roman olsa da bu cümleyle bir illiyet bağı var…

Sanırım öncelikle romana, neden Türkçe imlaya uygun bir şekilde, “Camus’nün Dansı,” değil de “Camus Dansı” ismi verdiğime değinmem gerekiyor. Bu tercihin temelde, romandaki ana karakterin betimlenmesine olan ihtiyaçtan kaynaklandığını söyleyebilirim. Fakat aynı zamanda kesme işaretinden sonra gelmesi gereken eklerdeki estetik uyumu gözettiğimi de buna eklemeliyim. Bu sayede, hem 20. yüzyılın en etkili Fransız yazarlarından, düşünürlerinden biri olan Albert Camus’yü hem de Türkçede, “su sığırı, manda, kömüş,” manalarına gelen “camus” kelimesinin okuyucunun zihninde aynı anda çağrışım yapacağını düşündüğümü belirtmeliyim. Diğer taraftan romanın bu şekilde isimlendirmesinin bilinçli bir tercih olduğunu göstermek adına aynı ifadeyi, metinde Türkçe imla kurallarına uygun bir şekilde “Camus’nün Dansı,” şeklinde kullandım…

Roman hakkında son bir şey daha söylemem gerekirse; “Camus Dansı” üç saç ayağından meydan gelmekte olup, ana metin diyebileceğimiz ki romanın nüvesini teşkil eden ara metin, yeraltı edebiyatına ait hususlarla bezenmişken, bu metni besleyen diğer iki metinden birisi fotoğraf değerlendirme yazıları diğeriyse dipnotlarda yer alan kısa hikâyelerdir. Bu yönüyle romanın kurgusu alışılageldik kurgulardan farklıdır. Bu nedenle ara metinin üslubu da diğer metinlerden farklı bir teknikle kaleme alınmıştır…

aytek

aytek

ünal

ünal

günel

günel

mocan

mocan

tortu

tortu

antakyalı

antakyalı

altan

altan

germen

germen

kılıc

kılıc

pınar

pınar

tunca

tunca

ABOUT “CAMUS DANCE”

 

“Between Two Rivers” can be classified as realistic novel.

 

Although, as I specify the novel “Between Two Rivers” as a realistic novel ground on elements of research, examination and evaluation. I think the novel can also be evaluated in the category of thriller due to relation of crime story involving enigma.

 

“Between Two Rivers” moves along at Germany’s Eastern Front in the Second World War through correspondence and diaries between a soldier in the Barbarossa operation and his wife waiting for him in Frankfurt.  From this aspect, the author has no voice in the text. This is the most prominent point among my novels. I also have to say that I aim to bring reality to the foreground by keeping the text in style away from the artificiality of classic and romantic sentences.

In this sense, because of the realistic fiction that was herded in the story which has narrated consistently based on the history with the ordinary characters for six years reffering to essential research and documents, it can be said that I tried to approach affairs in objective way in terms of period of time and space. In other words, while paying attention to the beauty of form and content, I can say that I have avoided flamboyance and imitation in language and expression.

On the other hand, the main character in the novel, during all this time (September/39, May/45), from the beginning of the war to the end, draws at the end of her journal a charcoal drawing that are related to her situation in a place in which he is present, gives a hint in her mental state, his secret intentions and his future plans. From this aspect, the structure of the novel is based on picture – text manner.  (I don't think I need to mention in particular that the pictures in the novel are also drawn by me.…)

At the end of the novel “The Mossad Report” dated to 14th of August 1983 exposes the structure of the novel. Although this report is based on estimations and opinions, it’s consistent with letters and diaries in the text. For this reason, the report is a summary of the whole novel.

 

As one last word, as Sherlock Holmes insisted when he tells his assistant, Dr. Watson, about how to manage a good detective job, “How often have I said to you that when you eliminated the impossible, whatever remains, however improbable, must be the truth?” This statement can be asserted as one of the main argument on which this novel is based.

 
1/4