Camus Dansı

“Camus Dansı” üç saç ayağından meydan gelmekte olup, ana metin diyebileceğimiz ki romanın nüvesini teşkil eden ara metin, yeraltı edebiyatına ait hususlarla bezenmişken, bu metni besleyen diğer iki metinden birisi fotoğraf değerlendirme yazıları diğeriyse dipnotlarda yer alan kısa hikâyelerdir. Bu yönüyle romanın kurgusu alışılageldik kurgulardan farklıdır. Bu nedenle ara metinin üslubu da diğer metinlerden farklı bir teknikle kaleme alınmıştır…

"CAMUS DANSI" HAKKINDA

 

“Camus Dansı”nı belli bir edebi türe dahil etmem mümkün değil.

Ancak dikkatli okurların hemen fark edeceği üzere, yayımlanan ilk romanım “Papadopulos Apartmanı”nda yer alan karakterlerden; Mehmet karakterinin yazdığı yüksek lisans tezinden nasıl “Halifeler Köyü”; ana karakterin okuduğu lipogram tekniğiyle yazılmış kitaptan “Aloda”; İrfan karakterinin İkinci Dünya Savaşı’na olan ilgisinden nasıl “İki Nehir Arası” romanları ortaya çıktıysa, “Camus Dansı,”da yine “Papadopulos Apartmanı”nda yer alan Ferdi M. isimli karakterin romanda yazdığı söylenen eserin ismidir. Bu yönüyle, “Papadopulos Apartmanı” halen yazılmaya devam eden bir romandır…

“Bu kitabın oluşumu, benim için, alışılmış düşünce şekli ve ifadesinden uzun soluklu bir kaçış mücadelesi biçiminde olmuştur,” der Keynes meşhur eserinin başlangıcında. “Camus Dansı,” her ne kadar bir roman olsa da bu cümleyle bir illiyet bağı var…

Sanırım öncelikle romana, neden Türkçe imlaya uygun bir şekilde, “Camus’nün Dansı,” değil de “Camus Dansı” ismi verdiğime değinmem gerekiyor. Bu tercihin temelde, romandaki ana karakterin betimlenmesine olan ihtiyaçtan kaynaklandığını söyleyebilirim. Fakat aynı zamanda kesme işaretinden sonra gelmesi gereken eklerdeki estetik uyumu gözettiğimi de buna eklemeliyim. Bu sayede, hem 20. yüzyılın en etkili Fransız yazarlarından, düşünürlerinden biri olan Albert Camus’yü hem de Türkçede, “su sığırı, manda, kömüş,” manalarına gelen “camus” kelimesinin okuyucunun zihninde aynı anda çağrışım yapacağını düşündüğümü belirtmeliyim. Diğer taraftan romanın bu şekilde isimlendirmesinin bilinçli bir tercih olduğunu göstermek adına aynı ifadeyi, metinde Türkçe imla kurallarına uygun bir şekilde “Camus’nün Dansı,” şeklinde kullandım…

Roman hakkında son bir şey daha söylemem gerekirse; “Camus Dansı” üç saç ayağından meydan gelmekte olup, ana metin diyebileceğimiz ki romanın nüvesini teşkil eden ara metin, yeraltı edebiyatına ait hususlarla bezenmişken, bu metni besleyen diğer iki metinden birisi fotoğraf değerlendirme yazıları diğeriyse dipnotlarda yer alan kısa hikâyelerdir. Bu yönüyle romanın kurgusu alışılageldik kurgulardan farklıdır. Bu nedenle ara metinin üslubu da diğer metinlerden farklı bir teknikle kaleme alınmıştır…

laytek
m.ünal
d.günel
cmocan
tortu
antakyalı
e.altan
m.germen
skılıc
fpınar
ytunca