• Black Facebook Icon
  • Black Twitter Icon
  • Siyah Instagram Simge
  • Black YouTube Icon

HALİFELER KÖYÜ

THE VİLLAGE OF CALİPHS

Yalnızlıkla olgunlaşmış dürüst bir Kadı, 1844 yılında, Kütahya’nın ilçelerinin Temettüat Tahrir Defteri’ni doldurmak için Nüfus ile Emlak Sayım Katipleri ve askerlerle yola çıkar.

Rakamlar insanların aynası olmalı ki Devlet-i Aliyye vergisini almalı, halk kulluğunu tamamlamalıdır.

Köy köy dolaşılır canlı cansız her şey rakamlaştırılarak var edilir.  M. Altar Kaplan, Halifeler Köyü’nde, kimi zaman bir ağacı, kimi zaman bir köpeği konuşturarak öyküsüne sıradışı bir bakış açısı katıyor.

In this novel, in 1844; 5 years after the proclamation of the Tanzimat in the Ottoman period, after, in a remote corner of Anatolia (In the district of Gediz, Emet and Örencik in Kutahya) socio- economic data related to the region (owned movable and real estate) We read the story of the Qadi who has designated to counted and identified data that written in the registry book called Temettüad and two clerks under auspices of him.
Altar Kaplan, in The Village Of Caliphs, sometimes adds an extraordinary point of view to the story by sometimes making a tree, sometimes a dog.

"HALİFELER KÖYÜ" HAKKINDA

Halifeler Köyü, klasik roman sınıflandırmasına girebilir.

 

Aslında Halifeler Köyü yazdığım ilk roman olmasına rağmen yayımlanan ikinci romanım.

Bu romanın en öznel yanı da sanırım anlatım tekniğidir. Roman Temettüat defterleri ile ilgili tez çalışması yapan bir araştırmacı ile başlıyor. Daha sonra bu ilk anlatıcının yerini ikinci bir alt anlatıcı alarak hikâyeyi anlatmaya başlıyor. Kitapta İlk anlatıcının hikâyesinde bir karakter olarak ortaya çıkan ikinci-alt anlatıcı ile ikinci-alt anlatıcının anlattığı hikâyenin başkarakteri olan Kadı’nın kaderleri arasındaki benzerlik aynı kurgu içerisinde birbirine bağlanıyor.

Bu romanda, 1844 yılında; Osmanlı Döneminde Tanzimatın ilanından 5 yıl sonra, Anadolu’nun ücra bir köşesine, (Kütahya’nın Gediz, Emet ve Örencik ilçelerine) bölgeye ilişkin sosyo-ekonomik verileri (sahip olunan menkul ve gayrimenkul malları) sayıp tespit edip Temettuat Defteri denilen tutukları defterlere yazarak derlemek üzere görevlendirilen bir Kadı ve onun himayesinde çalışan iki kâtibin başında geçen bir hikâyeyi okuyoruz.

Kitap boyunca bir yandan dönemin sosyo-ekonomik olaylarını gözlemlememizin yanı sıra diğer taraftan karakterlerimizin, özellikle Kadı’nın gelişen olaylar karşısında kendi öznel durumundaki (aşk, umut, hayal kırıklığı, korku gibi insani duygular) değişiklikleri izliyoruz.

Belki de bu romana Bayezid-i Bistami’nin; “aramakla sonuca, mutlak gerçeğe ulaşılamaz ama gerçeğe ulaşanlar yine de sadece arayanların olduğu yadsınamaz bir gerçektir” deyişi ışığında yaklaşabiliriz. Bu sayede roman boyunca Kadı’nın durmadan neden bir arayış içerisinde olduğunu da anlamış oluruz.

Aynı zamanda romanda ki diğer karakterlerin beklentilerinin de aynı Kadı ve yardımcılarının görevleri boyunca bölge içerisinde adeta bir hilal çizer gibi kat ettikleri, önlerinde kıvırılıp akan yollara nispet edercesine zamanın cenderesinde nasıl değiştiğini görmekteyiz. Romanı okurken bu yol imgesi devamlı zihnimizi gıdıklamakta…

Bu bağlamda romanın temel motifi acaba Lao Tzu, “bir çömlek kilden yapılır ama içindeki boşluktur onu anlamlı kılan,” derken aslında insan da kendi boşluğuyla yaşamayı bilmelidir mi demek istemişti? sorusu etrafında döner durur.

Temettuat Defteri

Temettuat Defteri

Temettuat Defteri

Temettuat Defteri

Temettuat Defteri

Temettuat Defteri

Temettuat Defteri

Temettuat Defteri

Temettuat Defteri

Temettuat Defteri

Temettuat Defteri

Temettuat Defteri

Harita

Harita

ABOUT "THE VİLLAGE OF CALİPHS"

 

The Village of Caliphs, may enter to type of the classic novel classification.

 

However, my second novel The Village Of Caliphs, in fact, I wrote the first novel although it is my second novel published. The most subjective part of this novel, I think, is the narrative technique. The book begins with a researcher who did a thesis on registry of Temettuat. Then begins to take the place of this first narrator to tell the story taking a second sub- narrator. The similarities of fates between the sub -narrator appear in the story and the protagonist the Qadi (The Muslim Judge) connected in the same fiction.

In this novel, in 1844; 5 years after the proclamation of the Tanzimat in the Ottoman period, after, in a remote corner of Anatolia (In the district of Gediz, Emet and Örencik in Kutahya) socio- economic data related to the region (owned movable and real estate) We read the story of the Qadi who has designated to counted and identified data that written in the registry book called Temettüad and two clerks under auspices of him.

Throughout the book on the one hand we observe the period of socio-economic events, as well as on the other hand, our characters, especially the Qadi’s state in the face of their subjective state (love, hope, disappointment, and human emotions such as fear) we are watching the changes.

Perhaps in this novel we can approach in the light of Bayazid-i Bistami’s saying; ‘searching for results, the absolute truth is unattainable, but the truth is that callers are still only those that reach it is an undeniable fact’. In this way you can also understand the state of the Qadi who is in pursuit of something.

At the same time, during their assignments, the expectations of the other characters in the novel is similar as the Qadi and clerks were came out like draws a crescent moon in regions throughout the time, we can observe the changes of their lives twisting and flowing road ahead out of spite. While we are reading the novel, the image of this path was tickled our mind constantly…

In this context, I wonder Lao Tzu, “A pot made from clay, but inside, the space makes it meaningful,” Does he mean that people should live in their own space? The basic motif of the novel revolves around this question.

 
1/4